vazgeçtim cinsiyetimden

           Ben cinsiyetimden çok şikayetçiyim.Ama şikayet edilecek bir kurum da yok.Çıkmazlardayım yani. Çok zor be kız olmak.Beynimin yüzde 80lik bir kısmı bakım onarım işleri üstüne çalışmaktan, gün içerisinde diğer işlere olan konsantrasyonum minumum düzeyde. Sorunlarım neler mi?

1.Kaşlarım çıktı mı? Kendin alamazsın çünkü elinde pergel cetvel gönye falan olmadığı sürece, kuafördeki o kızın aldığı gibi düzgün şekil vermezsin kaşına. Yanlış çekilen tek bir kıl seni bir ay boyunca yüzümde bir gariplik var ama ne? sorusunu sormaya zorlar.

2.Bıyıklarım çıktı mı? En beteri bu galiba. Akşamları görüş alanı dışında kalmayı başaran bu kendini bilmez tüycükler, gün ışığına çıktığında adeta kasap murteza havasına sokuverir seni. İnsanlarla konuşurken ister istemez başını yere eğmeler, göz temasından kaçınmalar, ruj sürmemeye dikkat ederek dikkati oradan uzaklaştırma çabası. Ve her şeyden önce kuaföre gittiğinde 'buyrun ne vardı?' dediklerinde 'kaş- bıyık ' demenin verdiği gurur kırıcı hezimet.

3.Tırnaklarım güzel mi? Bu işin törpüsü, tırnağın şekli, beyazlığı, yanlardan fışkıran etler, ojenin rengi gibi bir çok aşaması vardır.Biri güzel olur ama diğeri gün içinde gözünüze batar. Mesela harika renkli kırmızı bir oje sürersiniz, enaaamm o seksi rengin altından,kenarlarından çıkan şeytan tırnakları ve etler tüm güzelliği alır götürür.Manikür yaptırmaya gidersiniz, kuaförden çıktıktan sonra ilk ajansa gidip 'el mankeni arıyorsanız burdayım' deme hissi gelir  bir anda. İki gün sonra baktığınızda orta çağ köylülerinin emekçi elleri halt eder leş görüntülerinin yanında.

4.Ayaklarım bakımlı mı? Ayağın güzelini bulmak zor arkadaş. Bi kere ince olacak, parmaklar boy sırasına göre gidecek, nasır olmayacak,tırnaklar eldeki ojeyle aynı renkte olacak. Anatomik olanlar değişemeyeceğine göre karşımızda büyük bir nasır sorunu var. Şimdi nasır deyince hamen akıllara babannnenin annanenin ayağındaki türden bir şey gelmesin. Onun ufak çaplı olanları da başa bela.Ponza taşı diye bişey var, kuaföre gittiğinizde ayağı önce sıcak suya koyup yumuşattıktan sonra, bildiğiniz tahta zımparalar gibi hınçla girişir kadın ayağınıza. Çıkarsınız kuaförden, allahım galiba bu yumuşacık ayaklarıma hiç bir yolda yürümek layık değil diye düşünürsünüz. İki gün geçer, topuğunuza çivi batsa farketmezsiniz.


5.Dünya üzerinde her canlı tüylü,kıllı,postlu olmasına rağmen, bir tek bu kıllardan kurtulma zorunluluğu bize reva görülmüştür. Bir de reklamlarda tüy problemi, tüy dökücü krem falan denmez mi? Ulan ne tüyü? Kıl işte, açık konuşun biraz.Komple ağda, alt bacak, koltuk altı, komple bacak, paket ağdası... Bir fabrika hayal ediyorum, içinde ağda havuzları olan. Gireceksin kafan dışarda kalacak şekilde. Çıkacaksın içinden, kuruduktan sonra hoop seni soyuverecekler cart curt.Pırıl pırıl çıkacaksın, hoplaya zıplaya. He gerçi daha güzelini icat etmiş bilim amcaları; lazer! Yeminb ederim,mekanları cennet yahu.

6.Sen sanıyor musun ki ben sabah kalktığımda güzelim? Ey erkek camiası, biz ancak makyajla güzelleşen varlıklarız.Bunun göz kalemi var,rimeli var,ruju var, eyelinerı var, allığı var, fonfoteni pudrası var, kürpük kıvırıcısı var, farı var...var da var.Ressam bob ross amcamız gibi, önce eyvah sıçtıııııım yaaa dersin, son vuruşlarıda gerçekleştirdikten sonra bakarsın yüz pürüzsüz, gözler kocaman,kirpikler 3 cm, dudaklar alabildiğine 'öp beni'. Kazı spatulayla, alltan çıkacak şey mermer venüs heykeli.

Bacaklarım kalın mı? göbeğim var mı? selülütlerim sadece ışık oyunu mu? memelerin büyük mü? kalçam çıkıntılı mı? şişman mıyım? saçlarım ahenkle dans ediyor mu? ....



Söyleyin bana, bunlardan birini bile gün içinde düşünmeyen, aklına takmayan bir kız var mıdır? Peki bu bize verilmiş bir ceza değilde nedir? Tamam zamanında yasak elmayı katur kutur  yemişiz de ey yarappim bundan sonra size elma yemek yasak kadın milleti deseydin daha kolay olmaz mıydı? Vallaha ağzıma sürmezdim, vallaha bak.