özgür bubi

         Şöyle bir sıkıntım var benim;
Bubilerimin başında bir lanet var! Anlatınca hak vereceksiniz

         Sanırım ilk çıktıkları zaman başlamıştı bu talihsiz olaylar silsilesi.Hasta olmuştum, babam da tuttu kolumdan doktora götürdü. Doktor teyze 'yat kızım, önünü de aç dinlicem birazdan' dedi, döndü birşeylerle ilgileniyor. Şimdi 'ön' derken? Ne kadar ön? Ben göbeğimi açtım bekliyorum teyzeyi. Babam tepemde durmuş bluzumu çekiştiriyo yukarı doğru. 'aç kızııııım, açsana yaseminnn aaaa' dedikçe ben kıpkırmızı olmuş bluzu aşağı doğru çekiştirip elini iteliyorum babamın.Babam kızmaya başladı artık, gözler açıldı gollum gibi. Benim ağzımdan gık guk sesler çıkıyo bi tek. Doktor teyze döndü arkasını, biz resmen 'ön açma' kavramının kapsamı hakkında boğuşuruz babamla. Kadın 'bırakırmısınız lütfen beyfendi, daha kızınızım büyüdüğünü farketmemişsiniz, çıkın dışarda bekleyin' dedi. Babamı attı dışarı. Aman yarapppiiiiiğğğ!!! Bu nasıl bir utançtır. Bir anda bambaşka biri olmuştum. Babamla sıcak olan ilişkilerim bir anda yerle bir olmuş, aramıza bubilerim girmişti. Doktor teyze işini bitirdikten sonra dışarı çıktım kafam önde.Baktım babam sırıtıyor, hem karı ağzına sıçmış hemde utanmadan sırıtıyor! Benim yüz beton! Ulan zaten pınçık kadar çıkmış memen, aç işte ne var diye pişman oldum sonradan. Böhüüüü böhüüü diye hastaneden eve kadar ağlamamı durdurmadı tabi bu. Bu olay adeta bubilerim için başlayacak olan maceraların başlangıç düdüğüydü.

           Ortanca halleriyle başına gelen olay ise, eminimki her kızın başına gelen,ya da benim öyle olmasını umduğum, 'plaj kazası' olayıdır.
Hazırlandık, ailecek aldık termosumuzu,ekmek arası köftelerimizi, antalya plajlarına doğru kafile halinde yürüyoruz. Obamızı kurduktan sonra seçilen yere, herkes üstünü çıkarmaya başladı. Bende önce altı indirdim, sonra üstü çıkardım. Terlikleri çıkartıyordum ki bütün ailemin bana baktığını farkettim.Bana derken, benden 10cm aşağıya. Ortanca boylu bubilerim plaja selam çakıyorlar.Enaaaaaam!!! İçime bikini giymemişim ki ben! Ve çığlığı basınca,ailemin dışında farketmeyen plaj ahalisinin de dikkatlerini çok başarılı bir şekilde üzerime çekmiş oldum.Ardından ilk aklıma gelen elimle kapamak oldu tabiğki, ve ardından yüzü koyun kuma yatmak!! İlk aklıma gelene bak yarabbim! Almayın beni ordan, yavaş yavaş batıyım ben kuma nolur.

          Bubilerimin dönemlerini çıraklık-kalfalık ve ustalık dönemleri olarak üçe ayırırsak, ustalık döneminde olanlar herkesin daha çok ilgisini çekecektir eminim.
Geçen yaz iki kız arkadaşımla birlikte italya seyehati yapmıştık ya hani, hah işte o zaman da lanet peşimi bırakmadı.
Venedik'e gece 11'de vardığımız için, ve Venedik,bir takım insanların sırf turistler kaybolsun diye tasarladıkları bir şehir olduğundan, hostelimizi yaklaşık iki buçuk saatte bulduk.Bu arayış sırasında hepimiz birer venedik taciri kıvamında ,ter ve kir dolu üst başla her bulduğumuz çeşmeye saldırıyoruz. Yine bir çeşme çıktı karşımıza.Hayattan ve birbirimizden nefret eder hale geldikten sonra karşımıza çıktığı için, gözümüz dört dönmüş,Kana kana su içmenin yanında, oramıza buramıza umarsızca sürüyoruz suyu.Ufak çaplı banyolarımızdan sonra kızlar haritada yer bulmaya çalışıyorlar.Benim de üstümde straplez bluz içimde bikini üstü var.Dedim böğrüme de accık su serpeyim.Böğür kısmımı biraz daha genişleteyim diye straplezi şöyle bir indirince ben, elimin ayarı kaçmış olacak yorgunluktan, hooop hepsi açıldı. Ay dedim bişi olmaz içimde bikinim var nasıl olsa.Ama olur mu? Benim özgürlüğüne düşkün bubilerim çaktırmadan çözmüşler bikiniyi, ben straplezi çekince aşağıya, zınk hepsi ortada! Ortaçağ meydanının önünde eğilip selamladılar bir güzel ahaliyi.Arkadaşım şok içinde bana bakıp ' aaaağğğğ yağğğseeeemiiiiiin!!!' diye bağırınca olayın basit olmadığını kavradım. Ama öyle bir tonlamayla söylediki sanki 'yasemin yine açtın ulu orta yaniii' der gibi. YİNE!! O yorgunlukla gülemesekte sabah kalktığımızda ilk aklımıza ve gözümüzün önüne gelen şey bu oldu.

                                     

         Yine geçen yaz dört erkek iki kız antalyada aqua parka gittik,hoppidi hoppidi zıplıyoruz, çocuklar gibi şen takılıyoruz oralarda. Taaaaaki neredeyse 90 derece olan kaydırağa, maceracı ruhum (!) yüzünden binene kadar. Önden erkekleri yolladım, sanki bişey olursa aşağıdan tutacaklar beni. Kaydırağın bittiği yerde de hepsinde olduğu gibi havuz yok.Cumburlop havuza düşmüyorsun yani. 20 cmlik bir su birinkitisinin içine geliyorsun. Haaaydi bismillah dedim attım kendimi, yol boyunca gözüme burnuma laçan suylamı ilgileneyim, tanga haline gelmiş bikini altınımı çekiştireyim, akan sümüğümü mü sileyim yoksa ağzımda olan bikini üstüme mi yetişeyim bilemedim. Duduğum zaman şöyle bir görüntü vardı; sanki biri yukarda tecolamış atmış beni aşağıya. Bizimkiler, ben durduğum anda parmaklarıyla gösterip karınlarını tutup gülüyorlardı kıçlarını yırta yırta. Bir anda 10 tane elim olsun istedim. Biri tangayı düzeltsin, biri bubileri geldikleri yere geri soksun, biri sümüğümü silsini biri saçımı düzeltsin, dördü bizim aptalları tokatlasın, diğer kalan 'çıkın bayan, hadi hadi, lütfen yolu tıkadınız 'diye beni darlayan görevliyi dövsün, öbürüde kendi kafamı yumruklasın ki bi daha böyle şeylere binmeyeyim. Tabiki insan evladının iki eli olduğundan biriyle önümü diğeriyle arkamı tutup çıktım dışarı. 'Görmediniz diğğğmmiii?, görmedinizzzzz demiiiii yeaaaaaa?' diye çaresizce hönkürdememe rağmen bizimkilerin kahkalarının önüne geçemedim.

          Özet olarak bu lanetin kırılması için ne yapmam gerektiğini bilemiyorum. Artık önüne geçemediğim bu özgürlükçü hareket son sürat devam ediyor.Geceleri tek başlarına dışarı çıkıp dolaştıkları hakkında şüphelerim var.

kayıp kot

              Geçen hafta diploma projesinin jürisi vardı. Mimarlık okumayan bilmez. Aynen şöyle oluyor; çizdiklerini bir duvara asıyorsun, karşında bir sürü hoca ve öğrenci, hocalar ağzına sıçıyorlar. Bu işte. Bende jüriden bir gün önce bir arkadaşımda kaldım. Altımda eşofman. Babamı aradım 'baba gelirken kotumu getir'. Aldı babam beni arkadaşımın evinden, okula doğru yollandık. Normalde eşofman giymek ırgalamaz beni, ama ayıp olur koca jürinin önüne öyle çıkmak diye, kendimce ince düşündüm. Okulun karşısındaki ozalitçiden ( fotokopici diyelim herkeşler anlasın) çıktı almaya girdim. Elimde bir metrelik maket, bir sürü poşet moşet olunca, dedim hepsini içiçe koyup kapıda bırakayım, zengin okul sonuçta, maket çalacak halleri yok ya. Nitekim bir saat sonra işim bitti çıktım dışarı, maket duruyo yerinde. Topladım pılımı pırtımı gittim sınıfa. Hadi dedim kotumu giyeyim, enaaaaaaaammmmm!!! Herşey yerli yerinde ama kot yok! Oyyyyy anaaaammm diye feryat figan ağlamaya başladım, nasıl dövünüyorum, nasıl dövünüyorum yerlerde...Tabi ki öyle olmadı.Baktım kot yok, of allahtan maketi almamışlar diyip 'piiiiff' diye bir sesle dudak büzüp işime devam ettim.Neyse, eve gittim, babama ' haaa bu arada pantolonumu çaldılar baba' dedim gayet sakin bir şekilde. 'altında ya işte' dedi. ' E canım baba, altımdakini çalmış olsalar, şu an daha farklı şeyler konuşuyor olurduk, ben eski ben olmazdım, muhtemelen karakolda olurduk' dedim. Anlattım böle böle diye gerçek durumu, tabiki ufak bir detayı atladım anlatırken ; ' baba eşyalarımı içeriye koydum, heralde biri almış içinden, Hayret valla o kadar insan var nasıl görmedilerse bilemedim' . Sevgili babam bu işin peşini bırakmadı, benim bir çırpıda gözden çıkardığım kotun izini sürdü korkusuzca.Bu sabah kalktım elinde bir poşet ' yaseeemiiiiin bak kotunu buldum' diyip kocaman gülümsedi yüzüme. Benim yüzümde ise,tıpkı az önce altına işemiş bir çocuğun rahatlığı ve aynı zamanda utangaçlığı var.Gitmiş ozalitçiye, anlatmış durumu, tabiki kameraları var müessesenin, açtırtmış babam, birlikte oturup beni izlemişler. Zaatalimin poşedi dükkanın dışında bıraktığı gün gibi ortada tabi! Bi tane sokak delikanlısı açmış poşedi almış içinden kotu gitmiş. Ozalitçi amca sokak çocuğuyla tanış olduğundan, geri getir kotu ibne diyince,hoop bizim pederin elinde kot.


        Şimdi, babamın yalanımı teknoloji yardımıyla çakozlamasına mı üzüleyim? Allahtan bandın devamını izleyip dışarda pöfür pöfür sigara içtiğimi öğrenmedi adamcağız diye mi sevineyim? Bi daha oradan çıktı almaya giderken kamuflaj giyip gitmem gerektiğine mi üzüleyim? Bilemedim.

         Bide şöyle bir alt başlık var ki beni derinden yaraladı.Sokak delikanlısı hiç ellememiş bile kota. Yani bunların hepsi zayıf olduğundan, muhtemelen çıkardı kotu, şöyle bir baktı 'naabalım, giymesekte kışın üstümüze örteriz bir kenarda dursun' dedi. Köşeye biyere zulalamış kotu belli. Ozalitçi getir olum kızın kotunu diyince de  'tamam abi zaten giyemedik çok büyük geldi........ HAAA!! kız mı giyiyomuş abi bunu???'

          Keşke kotum için bir çekişme yaşansaydı orda. Vermem abi, ver lan ibne, vermem abi, ver lan ibne.... çok üzüldüm. Sokak delikanlısı da ben de vazgeçtik kottan, babam vazgeçmedi..

victoria's secret

bu ara artti facebookta victoria secret paylasimlari.bi sure karsi koymaya calissanda bi raddeden sonra yenik dusup izliyorsun.herkes ayni yorumlari yapar izlerken; " abi insan degil bunlar" " ay yok bn kiskanmiyorumbunlari"... yahu bikere zaten markanin adindan belli. victoria diye bi kari ustun insan irki olusturacak bir secret bulmus,e bunu da kimselere aciklamiyolar sir diye.yillar once boylu poslu,memeli,selulitsiz karilari kacirmislar,yanlarina da kasli masli yakisikli herifleri koymuslar,hadi bakem ciftlesin demisler.erkek bebekleri öldurup kiz bebeklere yedirmisler ki ic dis  duble guzel olsunlar.yani kizlarin distaki deriyi soy,iceriden bi guzel kiz daha cikar.sonra bunlar kozalarina almislar,yemekler,gunluk sporlari falan hepsi onceden belirli.ebelerini sikiolar calistirirken bunlarin.e sonra sureleri tamamlaninca hoooop sevgi kelebegi seklinde cikiveriyolar disari.kanat manat gercek yani.yapisik onlarib sirta.hepsi de bi mutludur bu victorialarin.cocuk gibi sendirler.cunku gecmisi falan silmisler bunlarin aklindan,secret ya,yerlestirmisler beyinlerine guzel cocukluk anilarini,got gormus herif gibi agizlari surekli kulaklarinda.izlerken sadece bir saniye orda onlarla yurudugumu hayal ettim.ama benim bir tek ve onemli bi eksigim var onlardan;kanat! e kanat olmazsa olurmu simdi? allahtann teknoloji gelisti takma kanatlar var, alirim bi tane,geciririm kollarimi lastiklerden, al sana kanat.ha bide tabi benim hayat gulluk gulistanlik degil ki.orda yururken aklinda binbir turlu dusunce a.q.oyle agzim kulaaklarimda olmasa da bi kucuk siritirim ama, o da olmazsa ayip olur.e bu iki sorun disinda bi sorun olmadigi icin,cok rahat cikarim ben oraya.zaten sahnede iki paralel evren olcak.bildigin paralel iki cizgi dusunun.victorialar ustte ben altta oldugum icin goz algilama boyutunun disinda kalicam.dedigim gibi oraya cikmamda hic bir sorun yok yani.yaa o degilde allah askina kendinizi orda bi hayal edin ya:)) alta sicirtmali gulme!!! :))