Geçen hafta diploma projesinin jürisi vardı. Mimarlık okumayan bilmez. Aynen şöyle oluyor; çizdiklerini bir duvara asıyorsun, karşında bir sürü hoca ve öğrenci, hocalar ağzına sıçıyorlar. Bu işte. Bende jüriden bir gün önce bir arkadaşımda kaldım. Altımda eşofman. Babamı aradım 'baba gelirken kotumu getir'. Aldı babam beni arkadaşımın evinden, okula doğru yollandık. Normalde eşofman giymek ırgalamaz beni, ama ayıp olur koca jürinin önüne öyle çıkmak diye, kendimce ince düşündüm. Okulun karşısındaki ozalitçiden ( fotokopici diyelim herkeşler anlasın) çıktı almaya girdim. Elimde bir metrelik maket, bir sürü poşet moşet olunca, dedim hepsini içiçe koyup kapıda bırakayım, zengin okul sonuçta, maket çalacak halleri yok ya. Nitekim bir saat sonra işim bitti çıktım dışarı, maket duruyo yerinde. Topladım pılımı pırtımı gittim sınıfa. Hadi dedim kotumu giyeyim, enaaaaaaaammmmm!!! Herşey yerli yerinde ama kot yok! Oyyyyy anaaaammm diye feryat figan ağlamaya başladım, nasıl dövünüyorum, nasıl dövünüyorum yerlerde...Tabi ki öyle olmadı.Baktım kot yok, of allahtan maketi almamışlar diyip 'piiiiff' diye bir sesle dudak büzüp işime devam ettim.Neyse, eve gittim, babama ' haaa bu arada pantolonumu çaldılar baba' dedim gayet sakin bir şekilde. 'altında ya işte' dedi. ' E canım baba, altımdakini çalmış olsalar, şu an daha farklı şeyler konuşuyor olurduk, ben eski ben olmazdım, muhtemelen karakolda olurduk' dedim. Anlattım böle böle diye gerçek durumu, tabiki ufak bir detayı atladım anlatırken ; ' baba eşyalarımı içeriye koydum, heralde biri almış içinden, Hayret valla o kadar insan var nasıl görmedilerse bilemedim' . Sevgili babam bu işin peşini bırakmadı, benim bir çırpıda gözden çıkardığım kotun izini sürdü korkusuzca.Bu sabah kalktım elinde bir poşet ' yaseeemiiiiin bak kotunu buldum' diyip kocaman gülümsedi yüzüme. Benim yüzümde ise,tıpkı az önce altına işemiş bir çocuğun rahatlığı ve aynı zamanda utangaçlığı var.Gitmiş ozalitçiye, anlatmış durumu, tabiki kameraları var müessesenin, açtırtmış babam, birlikte oturup beni izlemişler. Zaatalimin poşedi dükkanın dışında bıraktığı gün gibi ortada tabi! Bi tane sokak delikanlısı açmış poşedi almış içinden kotu gitmiş. Ozalitçi amca sokak çocuğuyla tanış olduğundan, geri getir kotu ibne diyince,hoop bizim pederin elinde kot.
Şimdi, babamın yalanımı teknoloji yardımıyla çakozlamasına mı üzüleyim? Allahtan bandın devamını izleyip dışarda pöfür pöfür sigara içtiğimi öğrenmedi adamcağız diye mi sevineyim? Bi daha oradan çıktı almaya giderken kamuflaj giyip gitmem gerektiğine mi üzüleyim? Bilemedim.
Bide şöyle bir alt başlık var ki beni derinden yaraladı.Sokak delikanlısı hiç ellememiş bile kota. Yani bunların hepsi zayıf olduğundan, muhtemelen çıkardı kotu, şöyle bir baktı 'naabalım, giymesekte kışın üstümüze örteriz bir kenarda dursun' dedi. Köşeye biyere zulalamış kotu belli. Ozalitçi getir olum kızın kotunu diyince de 'tamam abi zaten giyemedik çok büyük geldi........ HAAA!! kız mı giyiyomuş abi bunu???'
Keşke kotum için bir çekişme yaşansaydı orda. Vermem abi, ver lan ibne, vermem abi, ver lan ibne.... çok üzüldüm. Sokak delikanlısı da ben de vazgeçtik kottan, babam vazgeçmedi..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder