etraf kötü ,etraf

       Bu cumartesi arkadaşlarla taksime gittik.Ki uzun zamandır yapmadığımız şey(dalga geçmiyorum, genelde cumartesileri evde kek kısır falan yapıp yiyoruz,ne kadar yaşlandığımızdan ve gençken neler yaptığımızdan bahsediyoruz).Önce nevizadede biraz oturduk, Her yerden müzik sesleri gelince hepimizin içi kaynadı ve haydiii dans etmeye gidelim dedik.(ki bu da uzun zamandır yapmadığımız şey,genelde evde mezdeke açıp dans ediyoruz hep beraber). Mekana girdik hep birlikte.Kimin eli kimin götünde bir ortam var içerde.Ama yanımda 4 erkeğin olmasının verdiği rahatlıkla dilediğim gibi dans edebiliyorum. Ama bir süre sonra başkasının verdiği karbondiyoksiti direk bünyeye alıp oksijen kırıntısı aramaya çalıştıkça bana bunalmalar geldi ve kendimi bir arkadaşımla dışarı attım. Biraz saf oksijen aldıktan sonra.Burnumu tıkayıp içeri geri girdim(nasıl bir hırssa bu,illa dansetcem diye). İçeri bi girdim, benim sevgili oturmuş bizim dans ettiğimiz yerde uslu uslu, etrafında 3 şırfıntı dans ediyor.Ama etraftan kastım, benimkinin dizine 5 cm mesafede duruyor hepsinin kıçı. Şöyle bir aralarından kafamı uzatıp 'noluyo yavrum? ne iş?' manasına gelen kaş göz işaretimi yaptıktan sonra sevgili sevgilimin yüzünde pis bir sırıtış oluştu. ' ............' şeklinde küfreden bakışlarımı attıktan sonra hemmmen kızları iteleyip yanına oturdum,sarıldım.Hoooop iki saniyede pırrrrrr.Saniyenin onda birinde toz oldu üçüde. Anam bu ne biçim bir hayat? İki saniye boş bırakmaya gelmiyormuş meğer. Biz götü kollıyalım diye yanımıza 4 erkek alıp gidiyoruz, millet ne yapsam da götü göz önünde tutsam diye uğraşıyor (ki daha ağır konuşabilirim de azar yemiyim durduk yere).


        Arkadaş, ben evde oturmaya devam ederim, pijamamı giyer, topuzumu yapar, kekimi kısırımı yer, mezdekemi açar oynarım. Bol bol oksijeni mi alır otururum evimde.Sen sen ol sevgiliyi gözünün önünden ayırma bak. Etraf kötü, zaman kötü, kolla sevgilinin götü.

BEN

             BEN, sanatı sevmem.Sanat yapılınca böyle bi içim gıdıklanır, entel dantel yorumlar yapılınca karşımdakine aduket çekesim gelir.Ama kendim sanat yapınca bayılırım o hallerime. Beni kimse anlayamaz, neler düşündüm ben bunu yaparken bir bilseniz sizi kör cahiller diye geçiririm içimden. Mesela ,bok heykeli yada resmi yapsa dahi bunu sanat diye yutturabilecek çok fazla insan var. Hiç kimsenin de gıkı çıkamaz, e ben anlamadıysam   allah benim belamı versin,cahil cühelayım ben diye geçiririz içimizden.Biraz atmak lazım sanat yaparken. San-at!! Cidden bak.Mesela öyle fransız filmleri var ki, tam 10 dk boyunca bir kızın yürüyüşünü izletebiliyorlar sana.Ne enteresan bir kamera açısı var ne de ışık. Ama yuttuğunla kalıyorsun o sahneyi. Kim bilir yönetmen neler anlatmak istedi o sahnede. Beyninin boku dökülene kadar tekrar tekrar izle yine bi halt anlıyamazsın sen.Çünkü sen sanat çemberinin dışındaki sıradan bir insansın. Ama yapması güzel, deneyin bak.



              BEN, yalnız kalmayı severim.Ama öyle zamanlar olur ki, kendimden bile gitmek isterim. Bi müsade et arkadaş, valla gidip gelicem. Yoook bırakmaz iki saniye bile. Yalnızlık sanıldığının aksine kötü bir şey değildir. Dozunda olduğu sürece tabiki. Tek başına mağaza gezmek, kitap okumak, sinemaya gitmek, kafede oturmak. Kendinle baş başa kaliteli zaman geçirebilmek önemlidir.Ama yan etkileri olmuyor değil. Yıllardır kendi başıma film seyretmeye ya da sinemaya gitmeye alışık olduğumdan, yanımda birisi olduğu zaman onu yok sayıyorum farketmeden. Soru sorarlar ya 'e nolcak şimdi?' 'peki o kadın bunun sevgilisimiymiş?'. Yahu aynı anda izliyoruz be adam, sen ne biliyosan bende onu biliyorum. Yani yalnız olmadığımda, yada şartlar elvermediğinden ötürü yanımda birileri olduğunda kendimi hooop yalnızlık moduna alıp yanımdakileri yok sayabiliyorum. Yan etki diyorum çünkü kötü bişey bu. Çok ayıp.

             BEN, insanların doğuştan kötü ve bencil olduklarına inanıyorum. Yani kim istemez ki birinin laptobunu çalmayı? Yada birine sinirlenip o anda bıçaklayıvermeyi? Birisi karşınızda aptal aptal konuştuğunda, nezaketinizi bozup 'off kapa çeneni beeeaa' diye bağırmayı istemez misiniz? Herkesin içinden geçer böyle şeyler. Kolay bi kere. İç güdüsel davransak, dışarıdan hiç bir yaptırım gücü olmasa, günah olmasa,ayıp olmasa, yasak olmasa, hapishane olmasa.. Çatır çatır isteyen istediği gibi davransa, dünyadan uzaya kötülük damla damla akardı resmen. Özümüz, iç güdümüz bu ama.Elden bişey gelmez.Bencilliğe gelince,her insan çok feci bencildir bi kere. Neden mi? Friends dizisinde tam da benim düşündüğüm gibi açıklamışlardı bu düşüncemi. Hiç bir iyilik ve fedakarlık yoktur ki, sana mutluluk olarak geri dönmesin. Mesela bir fakire para veriyorsun, e onu ananın hayrına yapmıyosun tabi.Sonucunda mutlu olup kendini tatmin ediyorsun bir şekilde.Kahramanlık yapıp birinin hayatını kurtarıyosun mesela, e kahraman oluyosun işte.Bundan öte mutluluk varmı? Yaptığın iyilikler bile bir şekilde sana mutluluk olarak geri dönüyor.Düz bencilliklerden bahsetmiyorum bile.Özet olarak kötüyüz biz kötüyüz kötüyüz kötüyüzzzzz.

             BEN serisine daha sonra devam edeceğim. Fazla uzatmaya gerek yok bugün.Evet yok