birikmiş, birikmiş belli

         İçimde biriktirdim biriktirdim şimdi kusucam hepsini. Aslında çok şey var da hem üşeniyorum hepsini yazmaya hemde sonraya da saklıyım, nasıl olsa atraksiyonlarla dolu bir hayatım olmadığı için anlatacak bi bokum olmuyo genelde.Yine numaralandırayım o zaman ben , şimdiden uyarayım yazacaklarımın hiç biri birbiriyle alakalı değildir!

          1. Geçen gün HIMYM' ın son bölümünü izledim.Barney ve Ted birlikte yaşayıp evlat edinmeye karar veriyorlardı. Ana dedim bu benim fikrimdi. Çünkü yaklaşık bir ay önce arkadaşıma bu fikri ben sundum. Şimdi şöyle bir mantığı var bu işin; aşk olayının geçici olduğunu varın kabul edelim artık hepimiz.O halde evlilikteki asıl amaç çocuk, yaşlılıkta yalnız kalmama ve legal bir cinsel ilişkidir. Ama bu işin birde kavgası, gürültüsü, aldatması, boşanması var. Kimse diyebilir mi ki ben bir ömür boyu aynı herifle yaşıcam ve töbeler olsun ayrılmıcam? Diyemez, yalan olur derse. E o zaman çok sevdiğin bir hem cinsinle birlikte aynı evde yaşasan, evlat edinsen birde. Cinsel olarak bir yakınlaşmadan bahsetmiyorum (dileyenler yapsın tabi=). İsteyen istediği gibi gece dışarı çıksa, hesap verme derdi olmasa, aldatma derdi olmasa (isteyen istediğini yapsın arkadaş). Kısmen ev arkadaşlığı.Ama çocuğu da paylaştığın için hayat arkadaşlığı olacak. Bence mükemmel bir fikir (kendim buldum diye demiyorum).Yalnız kalmacı da yok yaşlanınca. Torun torbada olacak. Ohh vallaha kebap!

         2.Günlük sporumu , uzunçayır metrobüs durağına yürürken ve zincirlikuyu durağına gelmeden önceki son virajda otobüsün içinde ayakta durmak için sarf ettiğim çaba ile yapıyorum. Hayır sağıma soluma bakıyorum bir allahın kulu zorlanmıyor. Benim kıçımdan ter çıkıyo devrilmicem diye.Elleri kerpeten moduna al, kıçı sık, ayakları sörf pozisyonuna sok!

        3. Ugg giyen sevgili hemcinslerime sesleniyorum. Boyunuz kısaysa , size yalvarırım bizlere eziyet etmeyin! Kısalara bilhassa söylüyorum çünkü uzunlar bacak boyundan kurtarabiliyorlar ucundan kıyısından. Her türlü modayı aklım alıyor da bunu almıyor bu küçük beynim. Birde yanlarından tüyler fışkıranları var üstelik. Aman yarabbiiii!!!! E sen boz ayıya benziyosun abla öle. İçimden şunu yapmak geçiyor; arkalarından sessizce yaklaşıp işaret parmağımla yavaş ve gıcık bir şekilde omuzlarını dürtüp, yüzlerini çevirdiklerinde gayet sakin bir şekilde ' palet modası başlamış, sen çıkar onu ,hem ayağın da terlemiş leş gibi kokmuştur onun içinde, bi koşu git palet al sen palet' . Sokakta palet giyerim ugg giymem!!

        4.Büyük konuşmıcaksın.Cidden bak, üzülürsün sonra. Tükürdüğünü yalar, yaladığını yutarsın. Kız arkadaşlarım sevgilileri olduğu zaman, ellerinden telefonu düşürmezlerdi. 'sevgilim şimdi sıçtım ama bu seferki zor çıktı biraz'  bu dereceye kadar haber veriyolardı birbirlerine. Bana afakanlar basıyodu onların bu hallerini gördükçe. Yahu ne yazabilirsin ki bütün gün? Günde iki kere konuş tamam işte. Naber, nasılsın, aldatıyo musun bakim beni, sev beni, tamam işte bu kadar. Şimdi ise bir mekanizma geliştirip telefon ve elimi bütünleştirmek istiyorum. Oluyormuş ey ahali. Günde 100 mesaj yazılabiliyormuş!

         5.Twitter'a bişeyler yazmaya çalışınca kitleniyorum. Ne kadar zor öyle komik şeyler,anlamlı şeyler, sosyal içerikli şeyler yazmak. Öle ünlü olanların aklına nerden geliyo bu kadar şey yahu? Gün içinde durup dururken komik tespit gelir mi insanın aklına be. Bence hepsi bir arada yuvarlak bir masanın etrafında oturuyor, bi sigara bitip diğeri yakılıyor, viski herkesin elinde, işleri güçleri yok başka, hepsinin önünde kağıt kalem,büttttttün gün bu cümleleri düşünüp yazıyorlar kağıda. Yan tarafta da yazıcı var, hepsinden topluyor kağıtları, ne kadar insan varsa bölüyor o sayıya, herkesin hesabından döşüyor tweetleri. yok yani olamaz başka türlü çünkü!

1 yorum:

duyquu dedi ki...

1 ve 3 direkt "ooo sağlam hatun hee" etkisi yarattı bende