bitmeyen dans

            Kocaman bir balo salonu.Tıpkı eski filmlerdeki gibi. Kabarık eteklerini ellerinin arasında hissediyorsun. Tek prenses sensin o odada. Ayakkabıların yepyeni.Altın rengi güzel ayakkabıların, istediğin kadar dans ettirecekler seni. Devasa salonun ortasında bekliyorsun. Tek başına. Korkuyorsun, eteğinin kabarıklığı bile gizleyemez korkunu. Önünde 5 sandalye. Hepsinde, karşı konulamaz yakışıklılıkta beş erkek oturuyor. kalkıyor en soldaki, sana doğru yürümeye başlıyor. Adım Yasemin, ben de öfke.. Sıkı sıkı tutuyor seni belinden. Canını acıtıyor.Gözlerine bakmaya korkuyorsun.Asla bırakmayacakmış gibi bakıyor,tenini eritecek kadar sıcak elleri.Sahnede bir tek ikiniz, deliler gibi dönüyorsunuz. Ayakkabıların kayıyor o köşeden bu köşeye. Bir santim bile kıpırdayamıyorsun kolları arasında.Sıkı sıkıya yapışmış sana. Ne kadar dans ettiğinin hesabını tutamıyor aklın artık. Bir anda bırakıyor seni kollarının arasından.Şaşırıyorsun. Hemen bir başkası tutuyor ellerinden. Merhaba ben Yasemin. ben de hayal kırıklığı..Daha kibar bu seferki.Ama daha çok acıtıyor canını.Oysa bir öncekinde, daha fazla olamaz diye düşünmüştün. Nasıl yapıyor? Elini o kadar da sıkmıyor oysaki.Bıraksan gidecek. Anlıyorsun sonra,vücudunu yapıştırmış seninkine.Kalp atışlarını duyuyorsun.Çok yakın..Acıtan bu.Başın dönmeye başlıyor dans etmekten. Ama bu seferki çabuk gidecek biliyorsun. Göz açıp kapayana kadar gidecek. Gözlerini kapatmışsın bir anlığına, ve karşında yeni birisi. Ben Yasemin, ben de özlem. Gülümsüyorsun istemeden. Hoş geldin özlem. Çok naif geliyor davranışları. Çok kibar. Her değişen partnerinde daha da canın yanıyor. Nasıl yapıyor anlayamıyorsun. Sorgulamıyorsun da artık. Dans ediyorsun sadece. Artık başın dönüyor. Adımlarını düşünmene gerek yok. Çok güzel idare ediyor seni. Düşünmene gerek yok, bırak kendini.İçinde hepsi, bu dans da bitecek biliyorsun.Artık çok dönüyor başın,ayakta duramıyorsun. Bir an kapatıyorsun gözlerini, açtığında aynı kişi. Ama bir farklılık var hissediyorsun. İçinden sarılmak geliyor sıkıca. Boynuna gömüyorsun burnunu. Faklı kokuyor.Bambaşka kokuyor. Aynı surat, ancak başka bir kişi karşındaki. Merhaba..Merhaba..Ben Yasemin..Ben aşk..Tek vücutsunuz artık. Sımsıkı sarılmış,sadece sallanıyorsunuz. Çıkarmışsın ayakkabılarını. Gitmesin istiyorsun. Bu sefer sen sarılıyorsun öncekilerin aksine. Gitmesin..Kokusunu çekiyorsun içine derin derin. Sonra fark ediyorsun ki kokmuyor artık. Başını kaldırıp bakıyorsun suratına. Gidiyor..Yavaşça bırakıyor seni. Ben Yasemin.. Ben umut.. Tutmuyor elinden, belinden.Dokunmuyor sana.Karşında sallanıyor yavaşça. İzliyorsun doya doya. Gitsin, gitmesin, fark etmez.. Elini uzatıyorsun ona doğru. Gidiyor...
Yalın ayak duruyorsun kocaman salonun ortasında.Hepsi gitmiş.Başın dönüyor.Ne kadardır dans ettiğini kestiremiyorsun. Önemi yok.Hepsi gitti. Müziği dinliyorsun tek başına. Fark ediyorsun ki, salona ilk girdiğinde sen seçmiştin çalacak şarkıyı. Kendi seçimin olan tek şey bu. Ne karşı gelebildin dans etmek isteyenlere, ne de çok istedin onlarla olmayı. Ama şarkıyı sen seçmiştin. Hepsi gitti, ama şarkı,senin seçtiğin şarkı hep çalacak. Hayatın boyunca duyacaksın bu müziği..Senin seçtiğin müziği...

           Ayrılıklar zordur. Hiç bir duygumuzu kontrol edemesekte bu süreçte,başımızı döndürseler de bizden habersiz, neyi nasıl hatırlamak istediğimizi kendimiz seçeriz. 

Duygular gider, şarkı kalır... 


















Hiç yorum yok: