kırmızı erik
Dün akşam üstü kendimi çimlerin üstünde sırtüstü uzanıp http://www.youtube.com/watch?v=pk11KWFMZy0 bu şarkıyı dinlerken buldum. Gördüğüm sahne aynen şöyleydi; masmavi ve bulutsuz bir gökyüzü,fotoğrafa yandan giren bir ağaç dalı ve ucundaki kırmızı erik. Bir anda her şey çok basit geldi gözüme. İster istemez gülümsedim. Bir ağacın gökyüzünün yardımıyla oluşan eriğinin kıpkırmızı rengi gibi basitti her şey. Bir anda kitabın bir türlü açamadığım, ön sayfaya yapışmış olan sayfasını zorlanmadan açıverdim. Önümde bomboş, yan yana iki saman rengi sayfa.Ne yapacaktım şimdi? Öncesi ve sonrası belli olan bir kitabın tam ortasındaki bir basım hatası. Ne kadar da güzel bir hataydı. Nasıl olsa öncesini biliyordum, ara vermiştim okumaya uzun süredir ama biliyordum,aklımdaydı. O zaman ben yazardım boş kısmı. Sığmazsa yazacaklarım,her seferinde daha da küçültürdüm yazımı. Heyecanla kalbim çarpmaya başladı.Yüzümde muzur bir gülümseme, hikayenin bana ait olan kısmını düşünmeye başladım hemen.Hatırlamak için bakmadım bir önceki sayfaya, ya bakarsam diye korktum ama yazdıkça, kendi yazdıklarımın büyüsüne kapıldım bu sefer. Bakmam artık kitabın başına. Sonrasına da bakmam asla. Tek düşündüğüm nasıl sığdırırım bunca düşünceyi iki sayfa saman kağıda. Tekrar baktım gökyüzüne,ağaç dalına ve ucundaki kıpkırmızı eriğe. Basit geldi her şey bir anda...Mutluydum sonunda.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder