söyleyeceğim bir takım şeyler var;
1.Pasaport kontrolünden yeşil pasaportla çıkmaya çalışırken polisin kaşlarını kaldırıp,yüzüme bakıp 'hanımefendi dalga mı geçiyorsunuz vizeniz olmadan gelinir mi buraya' dediğinin kabusunu tekrar tekrar görüp, kontrolden geçerken 'noldu y.....m? kapı gibi yeşil pasaport' dermişim gibi bir edayla geçişim görülmeye değerdi.
2.Roma'daki hostele gittiğimizde resepsiyondaki adam 'ikiniz bir odada,biriniz başka odada kalacaksınız' dediği anda zaman durdu ve bakışlar bir anda üstüme yerleşti.O anda anladım önceden interrail yapmış olmak demek cesaretli olmak demekmiş gavur ellerde.Altı kişilik karma odaya,sırtıma vurularak gerdeğe girer misali sokuldum. 'hani karmaydı lan? bi ben karıştırmışım burayı' hissiyatıyla ,beş erkek oda arkadaşımla tokalaşıp memleketlerini öğrendikten sonra, bir baktım halay çekiyoruz odanın içinde.Üç gece boyunca her gün yaptığımız tek tartışma hangimizin halay başı olacağıydı.O derece bağlandık birbirimize.
3.Hepsi yalan.Birini bile uyanıkken görmedim.Çünkü onlar 'genç gezisi' adı altında gece 5te uyuyup öğlen 1de uyandıkları ve bizim 'emekli gezisi' adı altında sabah 7de kalkıp akşam 12de uyuduğumuz için olsa gerek genelde ağızlarından salyalar akarken gördüm hepsini.
4.İtalya'nın büyük ihtimalle yer altı komple su olduğu için, ya da dünya su kaynaklarından su aşırdıkları için bol bulunan ve utanmadan,adım başı bulunan çeşmelerden şarıl şarıl bu suyu akıttıklarından olacak 'nerde beleş oraya yerleş' zihniyetiyle,ilk gün alınan su şişelerinin sürekli doldurup doldurup kullanılmasıyla, yaklaşık olarak her bünyeye 7'şer şişe su girdi.Ancak çıkışta sorunlar yaşadık, sonradan öğrendik İtalyanlar çıkmayan su icat etmişler.
5.Açalım yukarıyı : İşeyemedik arkadaşım!! Nereye gider içilen bunca su derken, koltuk altlarımıza bakmamızın yeterli olacağını akıl etmemiz uzun sürmedi.
6.Roma'da başlayan 'Daş-gaya' turumuz, Floransa'da 'isa- meryem', Venedik'te 'köprü-su' olarak ilerledi. Milano'ya geçtiğimizde 'şükürler olsun medeniyet' nidalarımız eşliğinde, mağazaların vitrinlerine ağzımızı ve burnumuzu yapıştırıp 'easdaewd çooooohh göselmüiiüiişşş' dediktan sonra bir baktık saat gecenin 12si.Tüh kapanmış tükanlar. Daş-gaya, İsa-meryem olduğunda sabaha kadar açık a.q!
7.Trende ineceğiniz durak kaçırılırda, inatla inilmesi gereken durakta inilmez ve 'yööö ben biliom, bi soraki durak daa yakın kii' dersen, kaderine boyun eğecek rehberliğinin içine tüküreceksin gelip başkaları tükürmeden.
8.Büyük ihtimalle İtalya'nın meşhur yakışıklı erkekleri yıllar evvel topluca yaptıkları siesta esnasında kaçırılmış ve salınmaları için dünyanın hazır olması bekleniyor.Biz göremedik kendilerini.Gözümüze çarpar gibi oldu, toz geldi zannettik sildik.
9.Haklarını da o kadar yemeyelim, güneyde sıcaktan doğal seleksiyona uğradıklarından zaar, kuzeye doğru gittikçe kurduğumuz tuzaklara düşenleri birer birer toplayıp çantalara attık.Getirene kadar havasızlıktan kaybettik hepsini. Dedim ' noldu, hepiniz pek bir havalıydınız orlarda? '
10.Venedik tuttu beni arkadaş.Milleti romantiklikten tutar, beni su tuttu. Bu nedir? Sallanıyo bastığımız yer, farkında değil kimse. Hala aşk meşk.Kafanız iyi olmuş sallanmaktan, haberiniz yok.
11.Doğru pizza ve makarnayı bulamadığımıza o kadar eminim ki, bir daha gidersem italyanın kapısında durup 'en iyisini yemeden şurdan şuraya gitmem' diye cırlıcam. Nerde ulan bu enfes makarnalar pizzalar? Kebap getirdiydik değiş tokuş yaparız diye.
12.Taharet musluksuz tuvaletlerden, taharet musluklulara geçmek, kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibiydi bizim için. (burada keseyim ki geri kalan maddeler için amansızca bir okuma istedi doğsun herkeste)
devamı sonra... =)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder