yuvarlak bir masanın etrafındaki yedi kişiyiz biz.oturduğum yerden bakıyorum hepsine sırayla; güven(ş), fedakarlık(g), mutluluk (m), huzur (s), sevgi(a), samimiyet(y).masanın ortasında kocaman bir delik, içine kıskançlığımızı, nefretimizi, hırsımızı, öfkemizi atmışız seneler evvel.kilit yok üstünde.kullanmak isteyen alır, kullanır ve geri atar içine.hiç kimsenin önceden belirlenmiş bir yeri yoktur mesela. isteyen istediği yere oturabilir. masamız gerektiği takdirde büyütülebilir ve misafirler gelebilir.ama çok kalmaz misafirlerimiz bizimle. bazen çok kullanılan orta delik elemanları yüzünden, bazen de isimlerimizi öğrenememelerinden.
ceviz ağacından, sapasağlam bir masadır bizimkisi.çiziklerle dolu,kimi yerleri yanmış olsa da örtü örtmeyiz hiç birimiz üstüne.yemeğimizi orada yer, okeyimizi orada oynar, çayımızı orada içer,sigaramızı orada söndürürüz.başka masalara oturduğumuz da olur elbet. ama orada misafir biz oluruz.geri geldiğimizde tekrardan, masamızı dahada bir eskimiş bulur bir çizikte biz atarız üstüne.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder